İnterrail


Bilgi paylaştıkça çoğalır

Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım


Paris

Tarih: 20:13, 18/10/2009

Paris. İnterrailci arkadaşların en çok para harcayacağı yerlerden birisi. Burada kalacak yer bulmak gerçekten büyük bir problem. Barselonadan 12 saatlik gerçekten soğuk bir tren yolculuğundan sonra Parise geldik. İndiğimizde hepimiz kısa kollu ve bermudaylaydık ama dışarda yağmur yağıyordu. Garda bir tuvalet bulup orda giyindik. Şimdi en büyük problem kalıcak yer bulmaktı. Çünkü gelmeden önce hostel veya camping ayarlamamıştık. Yürümeye başladık. 2 saat falan yürüdükten sonra Türk Seyahat Acentasına denk geldik. Parisin orta yerinde böyle biyer bulamk tesadüftü,şanstı, artık ne derseniz işte. İçeri girdik kalıcak yer bulmak için yardım istedik. Saolsunlar çok yardım ettiler. Bize yardım eden bayan Fransa doğumlu çat pat Türkçe konuşan 25-26 yaşlarında biriydi. Yaklaşık 10 tane hosteli aradı ve sonunda 1 tane hostelde yer buldu 3 kişilik yer ayırttı 1 saatliğine. Çok teşekkür ederek çıktık ordan. Hosteli aramaya başladık ki 1 saat içinde orda olmamız gerekiyordu. Koştura koştura 1 saat yürüdükten sonra hostele vardık. Türk mahallesindeydi hostel. Hatta yanında 'Babanın nargile evi' vardı :) Hostel International üyesiydi kalıcağımız yer. Yani kalabilmemiz için Hostel International kimlik kartı gerekiyordu. Neyseki yanımızdaki arkadaşta varmışta ondan girebildik hostele. 6 kişilikti odamız. Kahvaltı dahil gecelik 20 euro verdik. Odalar kız-erkek ayrıydı. Dorm değildi yani. Hayatımda yediğim en güzel ev yemeklerinide hostelin ön sokağındaki ev yemekleri yapan yerde yedik. Paris-Hünkar beğendi :) Çok uyumluydu. İlk gün meşhur Louvre müzesine yürümeye karar verdik. 1.5 saat yürüdükten sonra müzeye geldik. Yolda yürürüken Amerikada bulunan Özgürlük anıtının orjinalini gördük. Fotoğraf falan çektik. Müzeye giriş cuma günleri saat 5 ten sonra yarı fiyatıydı. Beklemeye karar verdik. :) Çimlere oturduk bekledik. Diğer turistlerle muhabbet ettik. Saat gelince girdik müzeye. Bu kadar büyük olduğunu tahmin etmiyordum. Hızlı hızlı gezmemize rağmen 4 saat sürdü. Yani mutlaka müzeye girmeden yemek yiyin!!! Müzeden sonra şanzelizeye yürüyüp ordanda Eyfel kulesine geçtik. Eyfel kulesinin önündeki çimlerde kırmızı şarabını yudumlamak istiyorsanız mutlaka girmeden dışardan alın şarabınızı. İçerde satıcılar var ama normal fiyatının 5 katına satıyorlar şarabı ve kötü kalita şaraplar. Az ilerde sağda şarap evi var. Ordan alabilirsiniz. Eyfele çıkmak 12 euroydu. Manzarası muhteşemdi ve yaklaşık 100 kişi varsa 80 i Türktü. Güzel muhabbetler edildi. 3 kişiyle tanıştık. 2 erkek 1 bayan. Erkekler konser için gelmişti Parise. Bayan ise haftasonu için alışverişe :) Üstümüz inceydi, dışarsı soğuktu. Mont almayı teklif ettiler. Kabul etmedik. 2 gün kaldık pariste. Hava ya kapalı ya yağmurluydu. Havalara dikkat etmek lazım özellikle Eylülde gidiyorsanız.  Metro ağı aşırı gelişmiş durumda. Ve çok karışık. Yönünüzü şaşırıp yanlış yöne gitmeyin. Yada bizim gibi 3 kişiyseniz biriniz metroyu binip gidiyorsa diğerleriniz dışarda kalmayın yoksa diğer durakta inip beklersiniz :) Paristen sonra Amsterdam.... Bir efsane daha...


{ } { Sonraki Sayfa }